E-Siber.com
M. Mekin Pesen
Sitede 1775 okunmaya değer yazı var.

Dijital At Hırsızlığı ve Google'ın Buna Tepkisi

İçeriğimiz internette koşturan bir at gibidir. Eskiden Anadoluda çok sık rastlanılan at hırsızlığı ise gürbüz atların hırsızlar tarafından çalınması olayıdır. Dijital dünyadaki at hırsızlığı da size ait bir içeriğin hiç utanmadan ve çekinmeden olduğu gibi çalınmasıdır. Aslında E-Siber olarak sık sık başımıza gelen bu olayı "dijital at hırsızlığı" olarak ifade ediyoruz.

 

Yeni nesil dijital medyanın geleceğinde belirleyici olacak en başat faktör orijinal içerik olacaktır. Hemen arkasından ise bu içeriğin orijinal sunum şekli, içeriğin yıldızının parlamasının yegane sebebi olacaktır. Ama Türkiye'de orijinal içeriğin üretilmesi maalesef henüz sürünme safhasında. Bu yüzden kopya içeriklerin en küçük blogdan en büyük sitelere kadar dalga dalga yayıldığını görebiliyorsunuz. Özellikle vurgulamak istediğimiz ise başta E-Siber'in yazıları olmak üzere, belli kaynaklara ait Türkçe içeriklerin birçok sitede izinsiz bir şekilde alınıp, yayınlanmasıdır.

Kopya ve yürütme içeriklerin bu kadar yayılmasının en önemli sebebi de üretme ve baştan meydana getirme yetisinin çoğu kimsedeki okumama alışkanlığından kaynaklanmasıdır. Okumayan insanın bir şeyler üretmesini, yazmasını veya çizmesini bekleyemezsiniz. Çünkü beyne doğru bir kaynak ve bilgi giriş olmazsa, beyin de kalkıp içinde olmayan yeni kelime, cümle, ifade ve fikirleri bir potada eritip yeni cümleler ve fikirler üretemez ve doğal bir sonuç olarak da, boş beyin ve teneke kafa hiçbir şey meydana getiremez.

Maalesef bu durum çözülecek gibi de görünmüyor. Siz her yere uyarılar koysanız, çalan kişinin gözüne gözüne de soksanız, dijital at hırsızı yine gelip sizin özenle ve emek vererek hazırladığınız içeriği utanmadan çalacaktır. Çünkü üretemez, kafası çalışmaz, okumaz; bunun yerine sadece kopyalar, çalar, yürütür, birleştirir veya ufak değişiklikler yapıp yeni bir içerikmiş gibi sunar.

 

Peki bu dijital at hırsızları kimlerdir? En başta sözde popüler sitelerin (özellikle sosyal medya siteleri) stajyer elemanları (yazar demiyoruz), işportacı mantığı ile çalışan sitelerin yöneticileri ve baş-yazarları (ne demekse!), kamu kurumunda çalışıp, bir üst konuma geçmek için tez ya da proje sunması gerekenler, adminler, editörler, bloglar, haber siteleri, popüler dergiler ve onların yazarları...

Nasıl çalarlar? (E-Siber bağlamında konuşursak)

  • Yazınızı olduğu gibi alıp, sanki kendileri yazmış gibi utanmadan başka herhangi bir yerde yayınlarlar.
  • Yazılarınızı kısım kısım alıp, farklı düzenlerde bir araya getirerek yeni bir yazıymış gibi sunarlar.
  • Paragraflarınızı ya da cümlelerinizi alıp, edat, bağlaç, zarf, zamir, nesne ve fiil değişiklikleri yapıp yeniden yayınlarlar. Ama cümle ve fikir aslında birebir aynıdır. Kısacası eşanlamlı kelimeler kullanırlar.
  • Yazılarınızı olduğu gibi alıp, ufak değişiklikler yaptıktan sonra bir de sizin yazınızda gösterdiğiniz kaynakları da ekleyerek, sanki kendisi gidip o kaynaklardan araştırmış gibi yeni bir yazı imajıyla yayınlarlar. Bahaneleri de, "farklı bir açıdan yaklaşıldı" gibi çok komik bir savunmadır. Ama genelde yazıdaki cümleler size aittir, devşirilmiş ifadeler olduğu gibi kullanılır.
  • Zaten yayında olan bir yazıyı "kamu malı" sayıp, kendisine mal ederek yayınlarlar. (Bu bir haber olsa olmasa da, ki olsa bile senin cümlelerin değil, ifadelerin değil, değil, değil ve değilken; basılı bir kitabı olduğu gibi kopyalayıp, korsan olarak satandan farklı kalmayan dijital at hırsızlarının sıkça başvurduğu yol)

 

Yukarıdaki ve envai çeşit başka yöntemlerle daha önceden yayınlanmış ve zaten Google'ın indeksine girmiş bir yazıyı (E-Siber olarak bir yazıyı yayınlar yayınlamaz çok özel bir yöntemle Google'a anında yollarız), kendilerini sosyal medya uzmanı, seo uzmanı, cart curt ya da vırt zırt uzmanı olarak lanse eden sözde yazarlar nedense sanki toy bir at hırsızı gibi hala çalmaktalar. Peki bu sözde yazar arkadaşlar SEO, Google indeks sırası ve diğer teknik konulardan hiç mi haberdar değiller? Daha önceden yayınlanmış bir yazıyı niçin ısrarla çalarlar? Bu soruların cevapları kısmen olsa da, Google'ın bu tür çalma-çırpma durumlarına karşı gayet resmi ve ciddi cevapları var:

 

 

Google Çalıntı İçeriği Nasıl Değerlendiriyor?

Google web yöneticilerine sitelerinin arama sonuçlarında daha iyi pozisyonlar elde etmeleri ve kalitelerini yükseltmeleri için çeşitli açıklamaları kendi referans sayfalarında açıkça yayınlıyor. Bununla da kalmıyor, uyarıyor ve zararlarına dikkat çekiyor. Bunun için Google'ın "Web Yöneticisi Yönergeleri"ne bakabilirsiniz. Bu sayfalarda kalite yönergeleri maddesinde oldukça çarpıcı bilgiler sunuluyor:

Bu kalite yönergeleri, aldatıcı veya yönlendirici davranışın en yaygın biçimlerini kapsar; ancak Google, burada listelenmeyen diğer yanıltıcı uygulamalara olumsuz yanıt verebilir. Yanıltıcı bir tekniğin, sırf bu sayfada adı geçmediği için Google tarafından onaylandığını varsaymamalısınız. Temel ilkelere uymak için çaba gösteren web yöneticileri kullanıcılara çok daha iyi bir deneyim yaşatır ve tüm zamanlarını kötüye kullanabilecekleri açıkları arayarak geçiren yöneticilerin sitelerine göre çok daha iyi sıralamalar elde eder.

 

Kalite yönergelerinin temel ilkelerinde Google 4 maddeye dikkat çekiyor:

  • Sayfalarınızı kullanıcılar için hazırlayın, arama motorları için değil.
  • Kullanıcılarınızı kandırmayın.
  • Arama motoru sıralamalarını iyileştirmek için tasarlanmış hilelerden kaçının. En önemli kurallardan biri yaptığınız işi rekabet ettiğiniz bir web sitesine veya bir Google çalışanına açıklarken kendinizi rahat hissedip hissetmeyeceğinizdir. "Bu benim kullanıcılarıma yardımcı olur mu? Arama motorları olmasaydı bunu yapar mıydım?" sorularını sormak da kendi kendinizi test etmenin etkili bir yoludur.
  • Web sitenizi benzersiz, değerli veya çekici yapan şeyleri düşünün. Web sitenizi, alanınızdaki diğerlerinden farklı kılın.

Google'ın temel kalite yönergelerini 4 temel kritere bağladığını açıkça görüyoruz. Bunlar "insan için içerik üretin", "insanları aldatmayın", "teknik hileleri kullanmayın" ve en önemlisi olarak "özgün içerik ve site hazırlayın". Bu da demek oluyor ki, Google siteleri öncelikle bu 4 kalite yönergesine göre değerlendirmeye başlıyor. Sıra, kalite ve özgünlük de işte tam olarak bunlardan başlıyor.

 

Kalite yönergelerinin özel ilkelerinde ise 12 tekniğin asla kullanılmaması açık açık vurgulanıyor:

 

Şu an yazının konusu ve bizim için en önemli olan madde "toplama içerik"tir. Google toplama içerik bahsinde çok açık ifadelerle:

Bazı Web yöneticileri, içeriğin alakasına veya benzersizliğine bakmaksızın sitelerindeki sayfaların hacmini artırmanın iyi bir uzun vadeli strateji olduğunu düşünerek daha saygın başka sitelerden aldıkları ("topladıkları") içeriği kullanırlar. Yüksek kaliteli kaynaklardan olsa bile, tamamıyla toplama olan içerik, siteniz tarafından sağlanan başka yararlı hizmetler veya içerik olmadan kullanıcılara katma değer sağlamayabilir; ayrıca, bazı durumlarda telif hakkı ihlaline de neden olabilir. Sitenizi diğer sitelerden farklı kılan özgün içerik oluşturmak için zaman ayırmak önemlidir. Bunu yaptığınızda, ziyaretçileriniz sitenize tekrar gelmeye devam eder ve Google'da arama yapan kullanıcılara daha yararlı sonuçlar sağlanır.

diyor ve algoritmasının toplama (çalıntı) olarak gördüklerini de devamında açıklıyor:

  • Herhangi bir orijinal içerik veya değer eklemeden, diğer sitelerin içeriğini kopyalayan ve yeniden yayınlayan siteler
  • Diğer sitelerin içeriğini kopyalayan, küçük değişiklikler yapan (örneğin, kelimeleri eşanlamlılarıyla değiştirerek veya otomatik teknikler kullanarak) ve yeniden yayınlayan siteler
  • Kullanıcıya benzersiz bir organizasyon türü veya fayda sağlamadan diğer sitelerin içerik özet akışlarını kopyalayan siteler

 

Google, doğrudan içerik kopyalayan, çaldığı içerikte küçük değişiklikler yapıp (eşanlamlılar dahil) yeniden yayınlayan ve özet akışlarından müteşekkil siteler oluşturan siteleri kör gözlere parmak sokarcasına uyarıyor. Kısacası toplama (çalıntı) içerik kullanarak bir işportacı mantığıyla site hazırlayanların (çalanların) ne Google ne de nitelikli içerik peşinde olan kullanıcılar nezdinde itibarı var. Artık bütün bu vurgu ve uyarıların üstüne hala içerik çalanlar olacaksa, onlar için kullanılabilecek bayağı ve pespaye ifade bulmakta zorlanacağımı da ifade etmeliyim.


· · · · · · · · ·
Yazan: | 21.11.2012 | 14715 kez okundu.

Yazılar E-Posta Kutunuza Gelsin:

Bu yazıyı izinsiz olarak alıp başka herhangi bir yerde yayınlayamazsınız (Bkz "dijital at hırsızı" kimdir?). Yazıların başka yerlerde yayınlanmasına ücreti mukabili izin veriyoruz. Yazıları izinsiz olarak başka bir yerde yayınlamanız, her türlü hukuki sonucu kabul ettiğiniz manasına gelir. Yazıları izin almak ve kaynak göstermek kaydıyla sadece kamu kurumları ve akademik araştırmacılar ücretsiz olarak kullanabilir. Bunların dışında kalan herkes ücret öder. Detaylar için bize ulaşın.

Yorum altyapısı: Disqus

Yukarı Çık

M. MEKİN PESEN
© 2007-2015 E-SİBER BİLGİ-İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
E-Siber.com | E-Siber.net | ESiber.com | ESiber.net | RSS | Facebook | Twitter | E-Posta Aboneliği
IP: 54.224.255.17 | Yüklenme: 0.21 saniye. | Hakkımızda | İletişim | Reklam Verin | Site Politikaları | Atıflar